Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

tebessüm…

“Hiçbir zenginliğin yoksa,

insanlığa tebessüm yağmurları yağdır.”

 

 

Hakiki Muhabbet…

Biribirlerine kırılan iki arkadaştan biri, uzun bir aradan sonra diğerinin kapısını çalar.

-Kim o? diye seslenir içerdeki.

-Benim, der kapıyı çalan.

-Burada ikimize birlikte yer yok, diye cevap verir öbürü.

Aradan uzunca bir zaman geçer… Yeni bir umutla tekrar çalar sevdiği arkadaşının kapısını.

-Kim o? diye sorar yine içerdeki.

- Sen’im, der bu sefer. Ve kapı sonuna kadar aralanır.

Hz. Mevlânâ da;

“Birisinin kalbinde taht kurmak, sevgisini kazanmak istiyorsanız, öylesine sevmelisiniz ki, benliğinizi bırakıp âdeta o olmalısınız” diye anlatır hakiki muhabbeti.

Kavusmak mecbur kalsin…

Çaresiz kalmisti,Leyla’da..
Kavusmak imkansizdi.
Ihtiyar, tatli-sert yol gösterdi;
“Git su odaya; çagir Leyla’yi”
Akli almadi önce..
Pekde inanmamisti..
Ama yapacak da birsey yoktu.
Çaresiz adam, çaresiz girdi odaya,
Sayikladi günler boyu, geceler boyu..
Çikmadan o odadan, çagirdi Leyla’yi..
Kirk asirdir yandigi aski,
Daha kirk vakit dolmadan..
Iste geliyordu.
Iste görüyordu
Leyla,
kendisini çagirani ararcasina geliyordu..
Korktu genç adam.
Anladi genç adam.
Unuttu genç adam.
Gidip sarildi ihtiyarin eline
“Istersem olduguna göre
Çagirsam geldigine göre
Bana ASKI ögret”
Dedi ki ihtiyar:
“Bu kainat
Askina yaratildi Sevgilinin..
Sen aski ne sandin?”
ASK
Öyle bir istemek ki;
Kavusmak mecbur kalsin…

günah…

Kutsal by alemdag ².

Âriflerden biri,
 

Çamurlu kaygan bir yolda, eteklerini toplayarak, dikkatli adımlarla yürüyordu.
Fakat bütün çabasına rağmen düştü.
Her tarafı çamur olduğu için, artık serbestçe yürümeye başladı.
Bir taraftan ağlıyor ve:

 

“İşte, günaha düşmeden önce günahlardan sakınan adamın hali budur. Bir defa, iki defa… Günaha düştükten sonra, artık aldırış etmeden onun ortasında yürümeye başlar!”

 

diyordu…

 

 

Ramazan'a veda.. by gmzli.

İmam Abdurrahman Ekkaf’a sormuşlar:

- Kur’an’ın, mânâsını bilmeden, anlamadan okuyan kimseye hiç tesiri olur mu?

Şöyle cevap vermiş:

- Birisi, ilaç alsa veya zehir içse, aldığı veya içtiği şe­yin ne olduğunu bilmese bile, bunlar ona tesir eder. Kur’an niçin tesir etmesin? Kur’an daha çok tesir eder. Bir de, mânâsını bilerek okuyanlar üzerinde Kur’an’ın te­sirinin nasıl olduğunu düşününüz.

Mesel Ufku…

YAŞAM…

 

Madem mevsim Lale'dir by Birgaripseyyahişte.

Bir adam, oğlu ile ormanda yürüyüş yapıyor. Birden çocuk takılıp düşüyor ve canı yanıp “Ahhhh” diye bağırıyor.

İlerideki dağın tepesinden “Ahhhh” diye bir ses geri geliyor. Çocuk şaşırıyor. Merak ediyor ve “Sen kimsin” diye bağırıyor. “Sen kimsin” diye cevap geliyor dağdan..

Çocuk kızıyor. “Sen bir korkaksın” diye bağırıyor. Dağdan gelen ses “Sen bir korkaksın” diye cevap veriyor.

Çocuk babasına dönüp “Ne oluyor böyle?” diye soruyor.

“Oğlum” diyor adam, “Dinle ve öğren!”

Dağa dönüp “Seni seviyorum” diye bağırıyor. Gelen cevap “Seni seviyorum“ oluyor.

Baba tekrar bağırıyor, “Sen bir harikasın..” Gelen cevap “Sen bir harikasın..”

Oğlan çok şaşırıyor, ama ne olduğunu gene anlayamıyor. Babası anlatıyor..

“İnsanlar buna ‘Yankı’ derler, ama aslında o ‘Yaşam’dır. Yaşam daima sana senin verdiklerini geri verir. Yaşam davranışlarımızın aynasıdır. Daha fazla sevgi istediğin zaman daha çok sev! Daha fazla şefkat istediğinde, daha şefkatli ol!. Saygı istiyorsan insanlara daha çok saygı duy. İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan, sen sabırlı olmayı öğren. Bu kural yaşamımızın bir parçasıdır, herkes için her zaman geçerlidir.Yaşam bir tesadüf değil, yaptıklarımızın bir aynada yansımasıdır..”

Ey insan…!

Çocuk Manzaraları

Kendini başıboş zannetme.

Zira şu misafirhane-i dünyada nazar-ı hikmetle baksan;

hiçbir şeyi gayesiz, nizamsız göremezsin.

Nasıl sen nizamsız, gayesiz olabilirsin.

İnsan ebed için yaratılmıştır.

Onun hakiki lezzetleri,

ancak marifetullah, muhabbetullah, ilim gibi umur-u edebiyedir.

 

“Benimdir” diye bildiklerim Senindir


Beni bende olanlara bende etme


“Ben” diye bildiğim de Senin emrindir


Beni bende bırakıp Senden etme


Rabbim, yüzümü Sana döndüm


Gönlümü de Sana çevir


Rabbim, bir Seni bir bildim


Sevdalarımı Sende bitir…

AŞKIN VAV HALİ…

 

Ey aşkın binbir başlı vav hali,

Ey sonsuz kavram..!

Gaflet vaktinde,

Gel gönlümün üstüne..

Usta bir hattatım ben.

Aşkı çizerim mekânlara

Aşk sığmaz ki bu ummana

Vav olur gözlerimiz

Bürünürüz canlara

Bir seyyah gibi

Gelip göçen, göçüp giden

Bu mekândan mekân’a..

Demem o ki

Tarifini yapamam ben imkâna..

Bir hattatım,

Zamana vav çizmekteyim..

Hilalin dolunaya,

Dolunayın hilale dönüştüğü zamana…

ELİF…

Elif… Alnında tevhid yazgılı güzel
İncecik boyunda binbir gizem
Seni taltife hangi titrek hecelerimiz cürret eder?
Sur’umuza üflenen ilk nefes! İster mana âlemlerinde isterse bu misafirhane-yi gurbette…
Ha “Elest”e vurulan ilk darbe, ha “İkra” ya çekilen ilk harfte Lümme-i Melekide bir yangın var ki: ALLAH! Elif hürmetine…
Kalem sırra dokundu ve manşetlerde tek bir haber: Gönüller Fâş Oldu! Dünya hem-fi’llerini buldu
Sararmış yapraklara ilmeklenen ilk eliften bugüne dek nefeslerden çizgilere aktarılmış tüm elifler adedince…
Elif aşkta mahvoldu Aşk dile gelmişti Kalem de yalandı artık kâğıda süzülen mürekkep de…
Tek bir gerçek vardı: Elif! İhanetin masum yüzü!
Eliflere şın ve kaf ekleyenlerle lam ve he’yi hayrhah edenlere…
Bir sülüs ıstırabını paylaşanların elif hançerini kalbine sapladığı yere…
Körpe bir kalemin inleyerek can verdiği bu yere…
Bir elife dört bin dört yüz kırk dört kuvvet salınan bir şahs-ı maneviye…
Merhaba manevi bir musafaha ile gönüldeşler meclisine yeni elifler getirenlere..

 

Eski Gönderiler »

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.